Yükleniyor...

Gelemiç Müzesi

Anasayfa / Gelemiç Müzesi

Gelemiç Müzesi

 

GELEMİÇ KÖYÜ

MİMARİ DOKUSU

İlk dönemlerinde Orhaneli ilçesine bağlı olan ve Cumhuriyet dönemi köyler ile ilgili düzenlenen yazılı kaynaklarda Gelimiç diye anılan köy; Keles’in diğer köylerine nazaran daha gelişmiş ve daha canlıdır. Gelemiç’i diğer köylerden ayıran özellik mimari dokusudur. Konutlar genellikler zemin ve üst kat’tan oluşmaktadır. Zemin katta; taş ahşap hatıl kullanılırken, üst kat; kerpiç dolgu ahşap hatıl ikilisinden oluşmuştur. Alt katta ardiye olarak kullanılan mekânlar vazgeçilmez olup üst katta ise sofa veya diğer ismiyle hayat olmasa olmaz birimlerden biridir. Uzak mesafe görünümü ile Mardin sivil mimari dokusunu andıran Gelemiç Köyü konut dokusu uzun yıllar bozulmamış ve köylü tarafından da korunmaktadır. Köy dokusunun korunması ve tanıtılması köyün daha da canlanması adına turizm amaçlı tanıtımlar yapılması köyün yararına olacaktır.

PELİTÖREN KİLİSESİ

Gelemiç Köyü Pelitören Mahallesi ya da eski deyimiyle Pelitören Yaylası’nda bulunan daha doğrusu kalıntıları kalan yapının yapın tarihi belli değildir. Günümüzde kilise alanı tarlaya çevrilmiş olup köy halkı tarafından tarım amaçlı kullanılmaktadır. Kiliseden geriye birkaç sütun ve sütun kaidesi ile sütun başlığı kalmıştır, onlar da kilisenin bulunduğu arazide gelişigüzel saklanmaktadır.

DOĞAL OLUŞUMLAR

Deveboynu

Kayalıdere kanyonunu boyunca Kocakovacık köyüne gider iken solunuzda ilginç şekli ile bir kaya karşınıza çıkar. Köylülerce deve boynu kayası denilen bu kaya gerçekte de bir deveye benzer. Bu ilginç kaya doğanın tabii şekillendirmesi ile bu hale gelmiştir. Kış döneminde kayanın baş kısmından kaynayarak akan sular bu kayaya daha ilginç bir görünüm kazandırır. Bu kaya yörede ilginç şekli ile hemen herkes tarafından bilinir ve tanınır. Bu kaya ile ilgili yörede pek çok söylence gelişmiştir.

Gavur İni Mağarası

Gelemiç Köyü yakınlarında bulunan mağara; Kocasu Deresi ve kolları tarafından kanyon vadilerce derin yarılan; yüksek bir karstik plato üzerinde yer alır. Köyden 5 km stabilize yol ile kanyonun başlangıcına kadar yol vardır. Vadi tabanından 300 m yukarıda bulanan mağaraya ise dik bir yamaçtan yaya olarak 35–45 dakikada ulaşılır. Kocasu Deresi'nin ani gömülmesi sonucu askıda kalarak fosilleşmiştir. Birbirine bağlı dar geçitlerle bağlanan üç salondan oluşmaktadır. Bu geçit ve salonlarda damlataş birikimleri oldukça yoğundur. Uzunluğu yarım Km’ye yakındır. Mağaranın sonuna doğru çok sayıda yarasaya rastlamak mümkün olmakla birlikte mağaranın muhtelif yerlerinde özellikle ağaç aşılama kullanma amaçlı macun halinde doğal çamur birikintileri bulunmaktadır.

Mağara; gelişimini tamamlamış fosil ve kuru bir mağaradır. İncelememizde dikkatimizi en çok çeken şey yeni oluşan sarkıt ve dikitlerin çokluğuydu. Bölge turizmine katkı sağlayacağını tahmin ettiğimiz bu tabiat varlığının gerek ilçe merkezinden yol güzergâhı, gerek kanyon altından mağara girişine kadar rahat ve güvenli ulaşımı, mağara içerisinde rahat bir şekilde gezi-inceleme için çalışma yapılması ile reklam çalışmaları yapılması gerekmektedir. Gerek Bursa Mağara Sevenler Derneği gerek amatör dağ gezintisi yapan ilçe vatandaşları mağaraya geziler yapmaktadırlar.