Yükleniyor...

Sultan Çelebi Mehmet Külliyesi (Yeşil Külliyesi)

Anasayfa / Sultan Çelebi Mehmet Külliyesi (Yeşil Külliyesi)

Sultan Çelebi Mehmet Külliyesi (Yeşil Külliyesi)

SULTAN ÇELEBİ MEHMED

 Babası    : Yıldırım Bayezid

 Annesi    : Devlet Hatun

 Doğumu  : 1379

 Ölümü     : 26 Mayıs 1421

Saltanatı : 1413 - 1421 (8 sene)

Bir anlamda Osmanlı'nın ikinci kurucusu olarak nitelendirebileceğimiz Çelebi Mehmed, 1379 yılında doğmuştur. Eğitimini Bursa Bey Sarayı'nda tamamlamış, ardından babası Yıldırım Bayezid tarafından Amasya sancağına vali olarak tayin edilmiştir. Valiliği sırasında da devlet işlerini öğrenmiştir. Çelebi Sultan Mehmed saltanatı boyunca 24 muharebeye bilfiil katılmıştır. Anadolu'da birliğin kurulması için başta kardeşleri Süleyman Çelebi ve Musa Çelebi olmak üzere çevresindekiler ile önemli bir mücadele vererek birliği tam olarak sağlamıştır. Çelebi Sultan Mehmed 26 Mayıs 1421 yılında 42 yaşında Edirne'de vefat etmiştir. Naaşı, Bursa'ya getirilerek Yeşil Türbeye defnedilmiştir.

YEŞİL KÜLLİYESİ
Külliye, Osmanlı'nın beşinci padişahı Sultan Çelebi Mehmed tarafından kent merkezinin doğusuna, Yıldırım Külliyesi ile şehir merkezi arasına hâkim bir noktada inşa ettirilmiştir. Yıldırım Bayezid'in ölümünden sonra yaklaşık 11 yıl süren fetret devrinin sona ermesiyle yapımına başlanan, Osmanlı Devleti'nin yeniden şahlanışını simgeler nitelikteki külliye, Osmanlı mimari eserleri arasında en zengin süslemelere sahip yapılardan oluşmaktadır.

Devletin birliğini yeniden tesis eden Sultan Çelebi Mehmed tarafından 1413 yılında inşa edilmeye başlanan Külliye, 1419 (Hicri 822) yılında tamamlanmıştır. Tezyinat, nakış ve boyalarının tamamlanması ise II. Murad devrine, 1424 senesine kadar sürmüştür. Tam teşekküllü bir yaşam alanı olarak planlanan külliye bünyesinde cami, türbe, medrese, imaret, han, hamam ve çarşı yer almakta idi. Han günümüze gelememiştir; medrese ise Türk İslam Eserleri Müzesi olarak hizmet vermektedir.

Külliye zaman içerisinde İmaret-i Sultan, Sultaniye İmareti, Mehmed Han İmareti olarak da anılmıştır. Yeşil ismi konusunda farklı görüş ve rivayetler bulunur. Caminin kubbeleri ve minare tacının bir dönem yeşil çiniler ile kaplı olduğu görüşü bunlardan birisidir. Diğer bir inanış da külliyenin bulunduğu mevkiinin doğasının yeşilliğinden ötürü bu ismi aldığıdır. İlk kez çok renkli sır altı tekniği Yeşil Külliyesi'nde kullanılmıştır. Turkuaz renkli orijinal çinilerin tonu, günümüzde üretilememektedir.

Külliyenin yapımında, mimar ve aynı zamanda vezir Hacı İvaz Paşa (türbesi İvaz Paşa Semti'ndedir), mimar Abdullah oğlu Timurtaş, nakkaşlar İlyas Ali ve oğlu Ali Paşa (Lâmii Çelebi'nin dedesi), çini ustası Mecnun Dede (mezarı Tahtakale'dedir), ahşap oyma zanaatkârı Hacı Ahmed oğlu Tebrizli Hacı Ali ve kiremitçi Pir Mehmed Çelebi görev almışlardır.

YEŞİL CAMİ
Çelebi Sultan Mehmed tarafından 1419 - 1420 (Hicri 822) tarihinde inşa ettirilmiştir. Mimarı, sarayda sanat örgütünün de başında olan Vezir Hacı İvaz Paşa'dır. Cami yapımında aralarında Tebrizlilerin de bulunduğu beş sanatçı çalışmıştır ve beşinin de kitabesi bulunmaktadır. Nakışları, Lâmi Çelebi'nin dedesi Nakkaş Ali bin İlyas Ali tarafından 1424'de (hicri 827) tamamlanmıştır. Bezeme ve tezyinatları II. Murad döneminde tamamlanmış olan camide taş, ahşap, alçı ve kalem işi ile her türlü süs kullanılmıştır.Cami sadece taş kullanılarak yapılmış ve mermer plaklarla kaplanmıştır.Yakın zamanda çalınan mermer fıskiyenin yerine imitasyonu konulmuştur.Osmanlı’da ilk hünkâr mahfili Yeşil Camii'ne yapılmıştır.Taç kapısı, Anadolu Selçuklu tarzındadır. Son cemaat mahallinin tamamlanmadığı yönündeki görüş ağırlıktadır.Farklı yıllarda farklı şekillerde onarımlar gören cami, günümüzde Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restorasyona tabi tutulmaktadır.

YEŞİL TÜRBE
Çelebi Sultan Mehmed tarafından 1421 yılında, Yeşil Camii'nin güneyine inşa ettirilmiştir. Sultanın ölümünden 40 gün önce inşası bitmiştir. Dışı tamamen çini kaplı olması açısından bir örneği daha yoktur ve bir anlamda fetret devrinin ardından Osmanlı’nın şahlanışının anıtsal bir simgesidir. Edirne'de vefat ettikten sonra Bursa'ya getirilerek türbesine defnedilen Çelebi Sultan Mehmed'e ait sandukanın yanı sıra oğulları Mustafa (öl. 1423), Mahmud (öl. 1428) ve Yusuf (öl. 1428) ile kızları Selçuk Hatun (öl. 1485), Hafsa Sultan, Ayşe Hatun ve Sitti Hatun ile sütannesi Daye Hatun'a ait çinili sandukalar yer almaktadır.
Türbenin bahçesinin doğusunda ve kuzeyinde Osmanlı Devleti'nde görev yapmış kâtip, vezir, vali ve mezar taşlarında adları tam olarak okunamayan bazı kişilerin defnedildiği 11 mezar bulunmaktadır. Birinin mezar taşı yoktur.

YEŞİL (SULTANİYE ) MEDRESESİ
Sultaniye Medresesi olarak adlandırılan yapı, külliye bütünü içerisinde Çelebi Sultan Mehmed tarafından 1419 yılında yaptırılmıştır. Medrese, dikdörtgen bir orta avlu ile doğu, batı ve kuzeyinde odalara açılan tonozlu revaklı mekânlardan oluşmaktadır. Dershane kısmı yükseltilmiştir. Oda sayısı 14'dür (bazı tarihçilere göre ise 16). Günümüzde medrese binası bünyesinde büyük bir dershane, birisi müderris odası olmak üzere 13 adet oda ile bir adet tuvalet bulunmaktadır. 1906 yılında medresede 70 talebe olduğu kayıtlardan anlaşılmıştır.

Yüksek statüdeki müderrislerin görev yaptığı medresede Fenarizade Mehmed Şah (Şeyhülislam-1425), Fenarizade Yusuf Bâli (Bursa Kadısı-1435), Molla Yegân oğullarından Muhammed Şah (Bursa Kadısı) ve Alâüddin Ali (Bursa Kadısı), Molla Hüsrev, Molla Hayali, Hızır Bey, Muslihiddin Mustafa, Neşri Mehmed Efendi, Sinan Efendi (Bağdat Kadısı), Muhyiddin Çelebi (Şeyhülislam),SadullahEfendi (Şeyhülislam),

Ebusuud Efendi (Şeyhülislam), Taşköprizade, Seyyid Mehmed Efendi (Şeyhülislam), Hoca Sadeddin Efendi (Şeyhülislam) Mehmed Bin Yusuf Efendi (Mekke Kadısı), Seyyid Hacı Mehmed (Baş Müderris) gibi önemli ilim adamlan müderrislik yapmışlardır. Medrese Eşroğlu Rumi ve Mevlana Ali Arabi gibi önemli ilim adamlarını yetiştirmiştir. Medrese, 1923 yılında müze olarak işlevlendirilmiş, bir dönem bu işlevine ara verilmesine karşın 1975 yılından beri tekrar Türk İslam Eserleri Müzesi olarak kullanılmaktadır.

YEŞİL İMARETİ
Çelebi Sultan Mehmed tarafından külliyenin bir parçası olarak yaptırılmıştır. O dönem İstanbul'a bağlı Hereke, Eski Gebze, Danca, Kartal ve Pendik köylerini fethederek imarete gelir temini amacıyla vakfeylemiştir. Sultan Çelebi Mehmed'in Cuma günleri buraya geldiği ve bizzat yemek dağıttığı konusunda rivayetler vardır. Yapı 20.yy başlarına değin işlevini sürdürmüştür.

1930 yılında Evkaf Müdürlüğü tarafından özel şahıslara satılmış, yıkılıp yerine apartman yapma düşüncesi türbenin konumundan ötürü kabul edilmemiştir. Buna rağmen 1957 yılında yıkılmış, ancak daha sonra onarılarak farklı amaçlar için kullanmıştır. Zaman içerisinde tekrar Vakıflar Genel Müdürlüğü mülkiyetine geçen yapı, Eylül 2000 - 2002 yıllan arasında restorasyon çalışmaları yapılmak suretiyle uzun yıllarca cafe işlevi ile özel şahıslar tarafından işletilmiştir. Günümüzde Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Vakıflar Genel Müdürlüğü işbirliği ile aşevi olarak hizmete açılmıştır.

YEŞİL HAMAMI
Vakfiyesinde olmamasına karşın külliyeyi tamamlayıcı yapılardan birsidir. Kesin olmamakla birlikte Fatih Sultan Mehmed devrinde, türbedar Köse Ali Paşa ya da Sofu Bedreddin tarafından, 1485 yılında yaptırıldığı belirtilmektedir. Köse Hamamı olarak da adlandırılmıştır. Hamam günümüzde sanat merkezi olarak kullanılmaktadır.

Ziyaret Saatleri: 08:00-20:00